20 Temmuz 2011 Çarşamba

Hep bir "sen", belki de "ben"

"Jolene ağlıyor musun?"


Son gördüğümden beri saçları ağarmıştı. Yaşlılık belirtisi değildi. Sadece biraz yorgunluk.
Güzel kadındı Jolene.
Farkında değildi.
Pek sağına soluna bakmazdı. Küçük dünyasında yaşardı.
Bir patika yolunun en tepesinde. Yürüme mesafesine biraz uzak. Her gün öğlen saat 12de evin arka tarafından geçen tren sesi haricinde başka sese ulaşmak imkansızdı.
Jolene irkilirdi.
Yolcuları düşünürdü.
Vedalaştığı  insanlardan ayrılma hüznü ile; başkasının karşılamasıyla mutlu olacakları yolda hızla ilerlerdi yolcular.
Her gün bambaşka onlarca insan trende hızla ilerler, Jolene her gün aynı yerden onlara bakardı.
Kasabadan ziyaretine gelen bir dostu vardı. Dost, tam bir dost.
Eksik etmezdi ziyaretini. Koca kuyruğunu sallaya sallaya şımarıklık yapar, ona ayrılan biftek parçasını yerdi. Sonra avluda biraz güneşlenir, biraz bahçedeki su birikintisinde serinlemeye çalışan minik kuşları avlamaya çalışır, akşam olduğunda da giderdi.
Kocaman bir kurt köpeğiydi. Koyu kahverengi tüyleri arasında siyah lekeleri olan kulağı sağır bir köpek.
Jolene ona isim koymamıştı. İsim koyarsa bağlanırdı.
O gidecekti bir gün. Gelmekten sıkılacaktı.
Jolene ağlıyor muydu?
Jolene gülümsemiyordu.
Jolene mimiksizdi. Kendini saklamıştı. Kendini saklamazsa; yüzünün şekli değişecekti. Çehresi aydınlanacaktı.
Jolene gülümseyemezdi, Jolene ağlayamazdı.
Jolene güçlü olmanın kaçmak olduğunu sanardı.
Jolene güçlü olmanın duygusuz olmak olduğunu sanardı.
Jolene çok güzeldi.
Jolene sadece uzaktan izlerdi.

3 kişi bekle ben de geliyorum dedi:

Larien.Ancalime dedi ki...

kitaptan bir kuple mi acaba diye düşünmeden edemedim?? :))

cips yiyemeyen kız dedi ki...

İsim koymasa da bağlanırdı ama ismini koymadığında bağlandığını itiraf etmesine kabul etmesine gerek yoktu, kendine bile itiraf etmeden hemde.

Mrs. Baros dedi ki...

Larien.Ancalime; evet efenim(:

cips yiyemeyen kız; korkuyor Jolene.

 
9bb2570638e16e076d87cac43930f6578d91c95d